DOLAR

44,7655$% 0.04

EURO

52,8492% -0.01

STERLİN

60,7796£% 0.06

GRAM ALTIN

6.899,21%0,10

ONS

4.795,23%0,10

BİST100

14.132,41%-0,84

Sabah Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Okul Saldırıları Sonrası Zafer Partisi Düzce İl Başkanlığı’ndan Kritik Açıklama

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Zafer Partisi Düzce İl Başkanlığı, peş peşe yaşanan saldırıların ardından yaptığı açıklamada, olayların tesadüf olmadığını belirterek yetkililere önlem çağrısında bulundu.

ad826x90

DMHA DÜZCE- Açıklamada ” Değerli basın mensupları, kıymetli hazirun, değerli Türk halkı. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu elim hadise ani gerçekleşen bir durum olduğu için üzerinde
bilimsel çalışma yapmanın imkanı oldukça düşük. Literatürü taradığımızda, ki biz son 4-5 yıldır psikiyatri camiası ve klinik psikoloji ve sosyal psikoloji camiası olarak kendi aramızdaki konuşmalarımızda böyle bir olayın, benzeri olayların ülkemizde yani okul basıp ciddi miktarda, ciddi sayıda insana zarar verme hadisesinin gerçekleşebileceğini bekliyorduk. Ne yazık ki yanılmadık.Tahminlerden daha sık bu olay. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde 9 yıllık takip yapılan bir çalışmada 288 baskın not edilmiş. Yani 300’e yakın baskın. Neredeyse Amerika Birleşik Devletleri’nde 10 günde bir bu olay oluyor. 2’den fazla, 3’ten fazla öğrenci öldürülüyor. G7 ülkelerini ele aldığımızda yani Amerika dışındaki 6 ülkeye baktığımızda bu aynı süre içinde sadece 5 olay. Amerika Birleşik Devletleri’nde ciddi anlamda bir sorun. Yani aşağı yukarı diğer ülkelerin 57 kat fazlası görülüyor. Yani 9 yılda 5 ülkede sadece 5 olay varken, ne yazık ki geçtiğimiz günlerde 2 olayı üst üste yaşadık. Hatta belki de bir üçüncü olay son anda engellendi. Bu saldırganlara baktığımızda, diğer psikopat, antisosyal kişilik bozukluğu ya da şiddet içeren suçlarla ilgili davranış gösteren saldırganlardan farklı bir profilleri olduğunu görüyoruz. Ciddi anlamda yapılan çalışmalarda temel olarak üç farklı alanda bu saldırganlar sınıflanabiliyorlar. Örneğin bu üç alanı söyleyecek olursak,sosyodemografik alanda diğer suçlulardan ve insanlardan farklılaşıyorlar, akıl sağlığı alanında farklılaşıyorlar ve olay öncesi yaşadıkları zorlu yaşam olayları açısından farklılıklar var. Nedir bunlar? Ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nde bu araştırmalar çok sayıda saldırgan üzerinde yapılmış. Yaklaşık 300’ün üzerindeki saldırgan üzerinde yapılan çalışmalarda. Bir kere yaş ortalaması 19, bizim saldırganımıza benzer. Düşük sosyoekonomik düzey diye düşünürüz. Hayır, öyle
çıkmıyor. Orta-alt ya da orta sosyoekonomik düzeyde çıkıyor. Şiddet içeren suçlarda beyaz Amerikalı sıklığı azken burada yüzde 56 ile beyaz Amerikalı sıklığı söz konusu.Erkekler daha yoğun, yüzde 97’ye yüzde 3 kadın. Fakat bu veri çok sağlıklı değil çünkü silahla şiddet içeren eylemlerde de aynı oran var. O yüzden bir erkek suçudur diye tanımlamak çok doğru olmayacak. Sosyodemografik olarak anne-baba geçimsizliği, anne-baba ayrılığı bu grupta yüzde 71 oranında görülüyor. Bu çok önemli.Akıl sağlığına gelecek olursak, pek çok kişi bunların akıl sağlığının ileri derecede bozuk, ne yazık ki bir kısmı şizofreni, başka tür adlandırmalarda da bulunuyor. Hayır,
ağır akıl hastalıkları bu grupta yüzde 7 oranında görülüyor sadece. Fakat bu grupta yüzde 55 oranında depresyon ve intihar düşüncesi görülüyor. Zaten bu eylemi gerçekleştirenlerin önemli bir kısmı da eylemin sonunda kendi yaşamlarına son veriyorlar. Yani herhangi bir şiddet içeren eylemi gerçekleştiren bir suçlu gibi değiller. Herhangi bir şekilde onları ölüm cezasıyla, onları hapis cezasıyla korkutamazsınız çünkü onlar zaten vazgeçmiş durumdalar. Kendi hayatlarına da genelde son veriyorlar. Akıl sağlığı açısından yüzde 55 oranında depresyon ve intihar düşünceleri olduğunu söyledik. Öz saygıları düşük gençler oluyorlar genelde. Narsistik defanslar
dediğimiz öz saygınız düşünce ağır narsistik bir savunma mekanizması geliştirirsiniz. Sorunlarla başa çıkma becerileri düşük çıkıyor. Öfke kontrol güçlüğü, olay öncesinde okul notlarına bu kişilerin çoğu zaman alınmış ve şüpheci kişilik yapısı ön planda.Üçüncü başlık ise zorlu yaşam olayı. Bunlar tetiği çeken olaylar. Saldırı öncesi en sık karşılaşılan yüzde 74 oranında dışlanma, reddedilme. Arkadaşları tarafından dışlanma, akran zorbalığına maruz kalma, karşı cins tarafından reddedilme. Bunun aile tarafından iyi ele alınamaması, sonrasında okuldan da herhangi bir destek görmediği denkleme katılınca sonuç gerçekleşiyor. En sık tetikleyici ne diye bakıldığında, yani olaydan 1-2 gün önce yaşanan en sık sıkıntı ne diye bakıldığında, romantik olarak yani bir karşı cinsten ayrılık, reddedilme ya da bir ders, spor ve benzeri konularda başarısız olma tetiği çeken son olay oluyor. Şimdi, çözüm önerilerine gelirsek, çözüm önerisi olarak her okulun başına silahlı bir güvenlik görevlisi dikmek, açıkçası geçici bir çözüm olabilir ama teşbihte hata olmaz.Orada bataklık var, biz burada sivrisineklerle, sivrisinek gelir diye uğraşırsak, bataklığın sulanması devam ettiği sürece bu sorun devam edecektir. Ki bugün aynı sorunu, toplumumuza yayılan uyuşturucu sorununda da görüyoruz. Uyuşturucuyu satan torbacıların en sık bulundukları yerler bakıldığında okul önleri oluyor. Yani şu
andaki güvenlikle de başka türlü. Biz daha torbacıları okulların önünden temizleyemedik ki bu gibi sinsi, diğer suçlulara benzemeyen, silahlarını saklayabilen ve kendilerinden hiç beklenmeyecek kişilerin eylemleri güvenlik önlemleriyle ne kadar engellenir, takdirinize bırakıyorum. Kök nedenine inmeden, yani biraz önce anlattığım bu sosyodemografik verilere sahip, akıl sağlığında depresyon ve intihar düşüncesine doğru gelmiş, zorlu yaşam olaylarını göğüsleyemeyen ve ailesi tarafından da bunun iyi eline alamadığı, özellikle devamsızlık yapan gençlere, öğrencilerimize, okuldaki psikolojik danışmanların müdahale etmesi gerekiyor. Gerekirse bu kişilerin bildirimlerinin ve psikiyatri
tarafından tedavilerinin yaptırılması gerekiyor. Yani hemen her okulda bulunan psikolojik danışmanlarımıza ciddi bir görev düşüyor. Kök neden olarak bu kişilerin erkenden saptanıp tedaviye yönlendirilmeleri, özellikle de bu olay olmadan önce müdahalenin orada yapılması gerekiyor. Burada da Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer Bakanlıklar arasında ciddi bir koordinasyonsuzluk olduğunu biliyoruz. Suçasürüklenen çocuk çalışan arkadaşlar çok iyi biliyorlar ki, çocuğun suça sürüklenmesinin en büyük belirleyicisi okul, nedensiz okul devamsızlığı çıktı ve ailenin de bundan çok bilgisinin olmaması çıktı. Fakat okul, bu tür okul devamsızlığının bilgisini bile Milli Eğitim Bakanlığı’na daha paylaşacak bir sistemi yokken, böyle bir  durumda, ailevi sorun yaşayan, arkadaşları tarafından reddedilen, başka bir romantik olarak reddedilen, öfke kontrol güçlüğü daha öncesinde olan, bu gibi belirtileri daha öncesinden bağıra bağıra söyleyen bir genci saptayabilir mi mevcut sistem? Çok emin değiliz ama istenirse gerekli önlemler alınırsa, gerekli eğitimler verilirse, ben bu meselenin en azından hızlıca çözülebileceğini düşünüyorum. Bir önerim de şu olacak basın mensubu arkadaşlara, bilindiği üzere bu gibi eylemler yayılgandır. Yani bir kişi yaptığı zaman başka bir kişi başkalarını tetikler. O yüzden saldırganların fotoğrafları, paylaşımları, saldırı sırasındaki ellerindeki silahlarla
görüntülerinin kesinlikle paylaşılmaması gerekiyor. Sayın Genel Başkanımızın da belirttiği gibi, bu gibi olaylarda görüntüleri sadece yetkili kişilerin almasını ve resmi kayıtla bunların tutanak ve zapt altına alınması gerekiyor. Bunun dışındaki görüntülerin hiçbir şekilde hiçbir mecrada bulunmaması gerekiyor. Çünkü ilk olay olduğunda Sayın Genel Başkanımla konuştuk, yıllardır bekliyorduk. Fakat bu kadaryayınlanırsa devamı gelecek dedik, ne yazık ki haklı çıktık. Değerli basın mensuplarını da bu konuda yayın yasağı şeklinde değil, hassasiyet göstermelerini istirham ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yeniden Refah Partisi Düzce Merkez İlçe Başkanlığı’na Mustafa Keskin Atandı

HIZLI YORUM YAP